whatsapp
+90 533 622 6240

Aldatan, Eşiyle birlikte çocuklarını da aldatır!

Aldatan, Eşiyle birlikte çocuklarını da aldatır!

Aldatan, Eşiyle birlikte çocuklarını da aldatır!

Aldatma kavramı denince, akla ilk olarak ilişkilerde ve evliliklerdeki aldatma gelir. Bireyler, evliliğe veya birlikteliğe, sadakat ve güven sözü vererek adım attıkları halde, ne oluyor- ne değişiyor da, eşler birbirlerini aldatıyor?
Bu değişimin çeşitli nedenleri vardır.

En çok karşılaşılan nedenlerden biri, evlilik yaşamının koşturma çabası ve maddi-manevi yükümlülükler altında bozulan iletişimin, zamanla dağ gibi bir problemler yığını gibi görünmesi ve bireylerin çözüm yoluna girmek yerine bir başkasıyla yaşayacağı ‘günlük’ rahatlamayla kaçış yolunu seçmesidir.
Halbuki insan, problemlerini başka bir problemle değiştirerek çözemez. Bu noktada, yapılması gereken şey, dürüst ve samimi olmaktır çünkü en basit haliyle yapılan şey yalan söylemektir. Yalanların üstüne de doğru bir şey inşa edilemez.

İnsan, hayatın hengamesi içinde, aynı evi ve yastığı paylaştığı eşine bile yabancılaşabilir. Fakat, bunun çözümü, yine bu iki insan arasında ortaya konmalı ve çözülmelidir.
Bu noktada, bu iletişimsizliğin çocuklar üzerindeki etkisi hep es geçilir, önemsenmez. Halbuki, kendi çocukluğunuzdan hatırlayın; çocuklar, nasıl hassas ve her şeyden fazlasıyla etkilenebilen, günahsız varlıklardır!
Yaşanan kişisel bunalımlar sebebiyle ve yüzleşmeden kaçınarak, ev içinde değil dışarıda aranan çözümlerin adım adım parçaladığı aile içi iletişim ve sevgi ortamı, en çok onları ve onların geleceğini etkiler. Bu iletişimsizliği ve sevgisizliği hisseden çocuk, bu yanlışı ‘doğru’ kabul ettiğinde, tertemiz umutlarla başlayacağı hayatına doğrularla değil yanlışlarla başlamış olur. Bu da, toplumun çekirdeği olan aile kavramının ve onu umursamaz bir şekilde parçalamanın sonuçlarına dair çıkacak olan yangının fitilini ateşleyen davranış olabilir!
Bireyler, davranışlarını meşru göstermek adına başvurduğu yalanların zararlarını görmezden geldiklerinde, ortaya hasarlı bireylerden oluşmuş, sevgisiz bir yapı çıkacaktır.
Bu noktada, yapılması gereken, yaşanan sorunlara dair, utanmadan, sıkılmadan ve en önemlisi sabırla iletişim yollarını denemektir. Fakat bu sabrı, hem kendi hislerini anlatmak hem de eşinin bunu anlayıp cevap vermesini beklemek konusunda, yani çift taraflı olarak göstermek gerekir. Aksi halde, insan, kendini ve eşini, sevdiği insanı kandırdığı gibi, hayata getirilen ve ‘büyük’ insanların dertlerinden habersiz, masum yavrularımızı da kandırmış olacaktır.

Unutulmamalıdır ki sevgiyle çıkılmış bir yol için her zaman umut vardır. Yeter ki o yolu yürümek konusunda, tıpkı sonsuz keyif ve heyecanla kutlanan nikah gününde verilmiş o sözleri tutmanın değeri bilinsin! İnsan, kendi geleceğiyle birlikte, kurduğu ailenin ve o ailenin neşe kaynağı çocukların yarınlarını da, kendi bugünleri kadar önemsemiş olsunlar!


admin

Ebru Uzunboy { admin }

Aile Danışmanı

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir